ballıhoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ballıhoca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ballıhocada Elma İsminden Soyadlar

9 Ekim 2013 Çarşamba

Tekirdağ’ın Muratlı ilçesi Ballıhoca köyünde yaşayanların soyadlarının büyük bir bölümü birden dokuza kadar elma isminden oluşuyor.

-->

 Köylüler, Romanya'nın ‘Beşelma' bölgesinden 1935 yılında göç eden akrabalarının ‘Beşelma' soy isminde ısrar etmesi üzerine dönemin nüfus memurunun bunu ceza olarak yaptığını, bazıları ise köylülerin kendi arasında anlaşamadığı için böyle bir yola başvurulduğunu söyledi.

 Edinilen bilgiye göre, 250 haneli 640 nüfuslu Ballıhoca köyündeki vatandaşlar, soy isimleriyle dikkat çekiyor. Köyde yaşayanların büyük bir çoğunluğu 1935 yılında Romanya'nın Beşelma bölgesinden Türkiye'ye iltica eden göçmenlerden oluşuyor. Köyü ilginç kılan olay ise köyde yaşayanların soyadlarının Birelma, İkielma, Üçelma, Dörtelma, Beşelma, Altıelma, Yedielma, Sekizelma ve Dokuzelma şeklinde olması.

 1934 yılında yürürlüğe giren soy ismi kanunundan sonra Ballıhoca köyüne yerleşen köylülere 1935 yılında soyadları verilmiş. İddialara göre, köydeki aile reislerinin soy isimlerini geldikleri yerin ismi olan ‘Beşelma' olarak istediği, köylülerin kendi arasında anlaşamadığı için dönemin nüfus memurunun ailelere Birelma, İkielma, Üçelma, Dörtelma, Beşelma, Altıelma, Yedielma, Sekizelma ve Dokuzelma şeklinde soyadı verdiği kaydedildi. Bazı köylüler dönemin nüfus memurunun bunu ceza olarak yaptığını, bazıları ise köylülerin kendi arasında anlaşamadığı için böyle bir yola başvurduğu görüşünü savunuyor. Köydeki sıralı soy isimlerinin bazen de karışıklığa neden olduğu belirtildi.

 DUYANLAR ŞAŞKINLIKLA KARŞILAŞIYOR

 Köyde birden dokuza kadar elma ile biten soy isimlerinin olduğunu söyleyen muhtar Hasan Başlar, “Elma soy isimli bazı aileler köyümüzden şehirlere göç etti ama bazıları ise köyümüzde yaşıyor. İlk duyanlar şaşkınlıkla karşılıyor. Kimse bu soy isimlerinin nasıl verildiğini kesin bilmiyor. İsimlerin verilmesiyle ilgili birçok hikaye anlatılıyor” dedi.

 Köydeki vatandaşlardan Rahim Beşelma ise, “Köyümüz ilginç soy isimlerine sahip. Çoğu insan bu olaya şaşırıyor. Zamanında birden dokuza kadar elma soy ismi vermişler. Bize de Beşelma soy ismi verilmiş. Dedelerimiz anlaşamayınca nüfus memuru böyle bir yönteme başvurmuş” diye konuştu.

 İlginç bir soyadı sıralamasına sahip olduklarını belirten Nazım Dörtelma da, “Bize de Dörtelma düşmüş. Bazı aileler şu anda köyümüzde yaşamıyor. İlginç bir durum. Bu konu ile ilgili çok hikaye anlatılıyor. Bazen soy isimler bile karıştırılıyor. Tuhaf bir durum ama biz buna alıştık” dedi.

Muratlı Ballıhoca Köyünde Cinayet

1 Eylül 2009 Salı

Olay, bugün saat 14.30 sıralarında Muratlı İlçesi Ballı Hoca Köyü yakınlarında meydana geldi. Köydeki tarlalarından 2 kişinin ayçiçeklerin başlarını keserek çaldığını öğrenen köy muhtarı Kadir Akkavak, aza Şerafettin Meriç'i de yanına alarak tarlalara gitti. Hırsızlık yapanların 59 YL 045 plakalı otomobil ile kaçtığını gören Muhtar Akkavak, 59 KA 535 plakalı otomobil ile yanındaki azası ile birlikte zanlıların peşine düştü.

Köy girişinde hırsızların önünü kesen muhtar zanlılarından babası 45 yaşındaki Cavit G. ve oğlu 16 yaşındaki C.G. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine oğlu C.G. araçtan çıkartığı pompalı tüfek ile muhtar ve azasına birer el ateş etti. Daha sonra baba-oğul kaçtı. Ancak içinde bulundukları 59 YL 045 plakalı kamyonetle Tekirdağ- Muratlı yolu Müsellim Köyü Mevkii'nde gözaltına alındı.

Muhtar Kadir Akkavak, göğsüne isabet eden kurşun nedeniyle olay yerinde, aza Şeraffetin Meriç hastaneye kaldırılırken ambulansta öldü. Olaydan sonra Tekirdağ Jandarma Alay Komutanlığı kriminal ekipleri ile Muratlı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri olay yerinde incelemelerde bulundu.
Muratlı Devlet Hastanesi morguna kaldırılan Muhtar Meriç ve Akkavak ve aza Meriç'in cesetleri Cumhuriyet savcısının incelemesi ardından İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Jandarmadaki ifadesinde suçu kabul eden C.G., “Muhtar ve aza babama küfür etti. Bizi dövmek istediler. Ben de babamı ve kendimi korumak için korkutmak amaçlı ateş ettim. Pişmanım” dediği bildirildi.

BALLIHOCA KÖYÜ

10 Ekim 2007 Çarşamba

BALLIHOCA KÖYÜ
Muratlıya 7 km uzaklıkta , kuzeyinde Kırklareli il sınırı ve Çiftlikköy, doğusunda Aşağı Sevindikli batısında İnanlı , güneyinde Muratlı bulunan bir köyümüzdür. 250 hane olan köyümüzde takriben 840 kişi yaşamaktadır. Köyde bir ilköğretim okulu ve bir Sağlık Ocağı vardır. Şu an Sağlık Ocağında görevli memur bulunmamaktadır. İlköğretim okulunda ise beşinci sınıfa kadar eğitim verilmekte olup halen ana sınıfı dahil 71 öğrencisi bulunmaktadır. Halkın büyük çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Ekilebilir arazi 17.000 dönüm olup, geriye kalan 1.200 dönümlük kısım ise mera olarak kullanılmaktadır. Muratlının diğer tüm köylerinde olduğu gibi bu köyde de ekilen ürünün % 90'ı buğday ve ayçiçeğinden oluşmaktadır bunun yanı sıra bazı aileler kendi bahçelerinde çeşitli sebze ve meyve üretimi yapmaktadırlar. Köy nüfusunun % 90 lık kısmı 1935 ve 1938 yıllarında Bulgaristan , Yunanistan , Romanya’dan göç etmiştir.


Köyün kuruluşu asıl 1926 yılında 5-6 ailenin buralara gelip yerleşmesiyle olmuştur. Hüsnü Ağa ile Osman Ağa köyün bu ilk kurucularındandır. Ayrıca köyde tarım ve hayvancılığın yanı sıra üç adet cam atölyesi mevcuttur.
Ballıhoca isminin nereden geldiği ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birisi şöyledir. Çok eskiden köyde arıcılık yapan, ürettiği balları çevre köylere satan bir imam yaşarmış ballarının insanlar tarafından çok beğenilmesi sebebiyle zamanla hocanın adı ballı hoca diye anılır olmuş. Bir müddet sonra da hocanın ismi yaşadığı bölgeye ad olarak söylenmeye başlamış böylece köyün adı Ballıhoca olmuş.
Köyün ismiyle ilgili asıl ve daha gerçekçi rivayet ise şu şekildedir. Eskiden köylerde kahvehaneler olmadığından muhabbetler ve sohbetler köy odalarında veya camilere bitişik olan sohbet odalarında yapılırdı. O zamanlar muhabbetiyle sohbetinin tatlılığıyla insanların gönüllerine girmiş bir cami imamı varmış. Muhabbetinin içtenliği ve tatlılığı o kadar insanların hoşuna gidermiş ki herkes onu dinlemek için sohbet yerlerin koşarlarmış , bundan dolayı hocanın ismi Ballı Hoca diye anılmaya başlamış. Hükümet tarafından köylere isim verileceği zaman görevliler köye gelmişler ve köylüye "köyünüzün adı ne olsun diye sormuşlar" köylü de çok sevdikleri , sohbeti bal gibi olan hocalarının lakabını isim olarak önermişler. Böylece köyün adı Ballıhoca olmuş. Bu rivayet köyün adıyla ilgili gerçeğe daha yakın olan rivayettir.
Köy Muhtarı Hasan BAŞLAR’dan alınan bilgiye göre : İlk Muhtar seçimi 1930 yılında yapılmış ve o zamandan bu zamana 20 muhtar görev yapmış. 2004 seçimiyle göreve gelen 20. muhtar Hasan BAŞLAR göreve geldiği günden bu yana azimle çalışmakta ve köyünün problemlerini çözmek için canla başla gayret etmektedir. Kendisine muratlim.blogspot ailesi olarak başarılar diliyoruz.
Köylünün en çok rahatsızlık duyduğu mesele ise köyü 13 km boyunca kateden sanayi atıklarıyla tamamen kirlenmiş olan Meriç nehridir. Daha birkaç yıl öncesine kadar çok güzel balık yetişen nehirde bugün canlı yaşaması imkansız denecek kadar azdır. Maalesef ülkemizin bir çok yerinde yaşanan çevre kirliliğinin en hazin örneklerinden birisi de buradadır. Yetkililerin bu işe bir an önce el atması ve çevrede tamiri mümkün olmayan bir seviyeye gelinmeden çok radikal tedbirler alınması gerekmektedir.