MURATLI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MURATLI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Muratlıda 2014

18 Haziran 2014 Çarşamba

-->

Muratlı Anadolu Lisesi Mezuniyet Gecesi 2014

14 Haziran 2014 Cumartesi

Tekirdağ’ın Muratlı ilçesinde eğitim veren Anadolu Lisesi 2014 mezunları için gece düzenledi.

-->

Törende okul birincisi Çiğdem Gezerim ödülünü Milli Eğitim Müdürü Ahmet Topçu’nun elinden alırken, ikinci Ümran Yılmaz’a plaketini Anadolu Lisesi Müdürü Arif Yılmaz, üçüncü Saadet Meriç’e ise plaketini Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Hatice İşlek takdim etti. Üniversite sınavına hazırlık aşamasında yaşadıkları stresi müzik eşliğinde eğlenerek atan öğrenciler, lise yıllarını özleyeceklerini söyledi. Öte yandan, 79 öğrencinin mezun olduğu gecede veliler ve öğretmenler de tam kadro hazır bulundu.

Muratlı Caddesi Projesi En Büyük Yatırım

1 Ekim 2011 Cumartesi


Tekirdağ Belediye Başkanı Dalgıç Açıklaması"Muratlı Caddesi Projesi, Tekirdağ tarihinin en büyük yatırımıdır" dedi.Tekirdağ Belediye Başkanı Adem Dalgıç,"Muratlı Caddesi Projesi, Tekirdağ tarihinin en büyük yatırımıdır" dedi.Dalgıç, CHP İl Başkanı Kadir Albayrak ve İl Genel Meclis üyeleri ile bir restorantda düzenlediği basın toplantısında, göreve geldikleri günden bu yana Tekirdağ'da birçok faktörün değiştiğini söyledi.Tekirdağ'da Akıllı Kent Otomasyon Sistemi (AKOS) Projesi'nin hayata geçirildiğini ifade eden Dalgıç, saha ve arşiv çalışmaları ile tüm şehrin bilgilerinin güncellendiğini bildirdi.Dalgıç, yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:"Sahil dolgu alanları imarlı hale getirildi. Bilgi işlem, çevre koruma ve plan proje müdürlükleri kuruldu. Eski çöplük alanının rehabilitasyon ve düzenlenmesi projesi Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından onaylandı. İller Bankasından kredi alınarak kamulaştırılma işlemleri başlatıldı. 70 milyonun üzerinde olan borçlar, yapılandırılarak ödeniyor. Trafik zabıtası kuruldu. Modern bir sokak hayvanları barınağı kuruldu. Konservatuvar kuruldu ve 4 ana bölümde hizmet veriyor. TEKKART Projesi ile sosyal belediyeciliğin gerekliliği olan yardımlaşmayı en üst düzeyde tuttuk. Kültür gezileri düzenlenmiş ve vatandaşlarımız Çanakkale ile Ramazan ayı boyunca da Edirne'ye götürülerek tarihi camiler gezdirildi."Muratlı Caddesi Projesi'nden de bahseden Dalgıç, çok sayıda alt ve üst yapı çalışması yaptıklarını dile getirdi.Dalgıç, "Muratlı Caddesi Projesi, Tekirdağ tarihinin en büyük yatırımıdır" dedi.Namık Kemal Üniversitesine (NKÜ) verilen tarihi binanın da geri alındığını belirten Dalgıç, binanın restorasyon çalışmasının sona erdiğini ve doğalgaz bağlatıldığını söyledi.Dalgıç, "Toplu taşıma sisteminde kapasite 2 katına çıkarıldı. Özürlülere uygun otobüslerin alınması sağlandı. Göreve gelir gelmez, şehrin sahil kesiminde su basan tüm yerleri, giderlerin denize verilmesi sağlandı" diye konuştu.

Ben Atatürk’ün Öz Oğluyum Tekirdağ Muratlı

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Habertürk'ün haberine göre  Atatürk’ün oğlu olduğunu ispatlamak için 16 yıldır uğraşan 80 yaşındaki Halil İbrahim Atalay, gerçeklerin ortaya çıkmasından korkulduğunu öne sürerek, soyadını kullanmak istediği Atatürk’ün mal varlığının kendisine verilmesini istiyor. Antalya’da yaşayan ve bugüne kadar AİHM de dahil olmak üzere 9 kez dava açan Atalay, iddiasını ispatlamak için DNA testi yapılmasını da talep ediyor
ANTALYA’da yaşayan 80 yaşındaki Halil İbrahim Atalay, 16 yıldır Atatürk’ün oğlu olduğunu ispatlamaya çalışıyor. Bugüne kadar açtığı biri AİHM’de olmak üzere 9 davadan da ‘Ret’ cevabı alan Halil İbrahimAtalay, DNA testi yapıldığı takdirde gerçeklerin ortaya çıkacağını belirterek, soyadını kullanmak istediği Atatürk’ün mal varlığının da kendisinin olması gerektiğini söyledi.
‘BENİ DELİ SANDILAR’
Antalya Güzeloba Mahallesi’nde 60metrekarelik bir giriş katında yoksulluk içinde yaşayan Halil İbrahim Atalay, 16 yıldır Atatürk’ün oğlu olduğunu ispat etmeye çalışıyor. Atatürk’e 6 yıl hizmet etmiş olan Nazile Hanım’ın oğlu olduğunu belirten Bağ-Kur emeklisi Atalay, Tekirdağ ve Antalya’da açtığı davaların sonuçsuz kalmasının kendisini yıldırmayacağını, para bulur bulmaz yeni dava açacağını söyledi.
“Atatürk’ün oğlu olduğum gerçeğini ortaya çıkarmak için ömrümün sonuna kadar mücadele edeceğim” diyen Atalay, “Tekirdağ ve Antalya’da 8 ayrı dava açtım. Yargı beni görmek istemiyor. Davalarımsudan gerekçelerle kapatıldı. Hatta deli olduğumu düşünüp beni hastaneye sevk ettiler. Aklımın yerinde olduğuna dair rapor aldım. Bir kez DNA testi yaptırsalardı Atatürk’ün babam olduğu ortaya çıkacaktı” dedi.
‘ANNEM ANLATTI’
Gerçeğin ortaya çıkmasından korkulduğunu öne süren Halil İbrahimAtalay, “Atatürk’ün babamolduğunu 1961 yılında öğrendim. Halsizlik yüzünden doktora gittiğimde kan testi sonuçlarında nadir görülen bir durumumolduğunu ve ailemden geldiğini söylediler. Akrabalarımda hiç kimsenin aynı özelliği taşımaması üzerine şüphe duyup anneme sordum. Annemağlayarak babamın Atatürk olduğunu söyledi. Notere götürmek istediğim sırada annemhastalanıp vefat etti” dedi.
‘TEST ORTAYA ÇIKARIR’
Atatürk’ü 4 yaşında gördüğünü hatırladığını söyleyen Atalay, “Gerçeği öğrendikten sonra 15 yıl sustum. Sonra tanıdığımbir emekli hâkime durumu anlattım. Emekli hâkim, benim ortaya çıkmamın aileme zarar verebileceğini söyleyince korkup sustum. Çocuklarımokullarını bitirip iş sahibi olunca 1994 yılında dava açmaya karar verdim. İlk davayı da dünyaya geldiğim Tekirdağ’ın Muratlı İlçesi’nde açtım” diye konuştu.
Açtığı ilk davanın kabul edilmediğini, ancak sonrasında yeni davalar açtığını belirten Atalay, “Yaklaşık 4 yıl önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdum. Bana gönderdikleri cevapta eksik bilgi gösterdiğimsöylendi.
Mahkemelerden tek isteğim DNA testi yapılması. Gerçek o zaman ortaya çıkacak. Atatürk’ün soyadını kullanmak istiyorum. Sonrasında da, Atatürk’ünmal varlığının bana verilmesini isteyeceğim” dedi.
‘VAZGEÇMEM’
İstanbul’da saatçilik yaparken emekli olduğunu, gelirinin düşük olması nedeniyle güçlükle geçindiğini, ancak mücadelesinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Halil İbrahimAtalay, “Paramolmadığı için avukat tutamıyorum. Bana inanan birisi çıkana kadar uğraşacağım” dedi.
‘Atatürk, oğlu olduğumu kabul etmiş ve bunu bir kâğıda yazıp anneme vermiş’
HALİL İbrahim Atalay, annesi Nazile’nin ve babası bildiği İbrahim oğlu Hüseyin’in, Bulgaristan göçmeni olduğunu belirterek şöyle diyor: “Annem, Ali kızı Nazile, İbrahim oğlu Hüseyin ise manevi babamdır. Annem Muratlı’daki evinde otururken, aralarında Atatürk’ün kaldığı çiftlik sahibinin hanımı da olan komşularını ziyarete gelmiş. Çiftliğin hanımı annemi temiz, iyi görünce çiftliğinde hizmetçilik yapması için teklifte bulunuyor.
‘AYAKLARINI YIKAMIŞ’
Annem, 1928’de Hasan Tosun’un çiftliğine hizmetçi gidiyor. Aradan 3 ay geçtikten sonra, Atatürk çiftliğe geliyor. Annem Atatürk’e hizmet etmekle görevlendiriliyor. Annem, Atatürk her geldiğinde Hasan Tosun’un çiftliğinde kalıyor. Ayağını yıkıyor, kahve veriyor, ona hizmet ediyor. Annem bu süre içinde 1929 yılında hamile kalıyor ve 1930 yılında ben dünyaya gelmişim. Annem, Atatürk’e kendi oğlu olduğumu söylemiş, Atatürk, oğlu olduğumu kabul ettiği el yazısını anneme vermiş. Annem bu yazıyı, Atatürk’ün kıyafetlerinden birinin cebine koymuş ve bu kıyafet şu anda Anıtkabir’de sergileniyor. 1934 yılında Atatürk bizzat kendisi bana ‘Atalay’ soyadını vermiş.”
PROF. DR. YUSUF HALACOĞLU (Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı): CİDDİYE ALINMAMALI
Son yıllarda Atatürk’ün oğlu, kızı, akrabası olduğunu iddia eden çok sayıda kişiyle karşılaşıyoruz. Bunların doğruluğunu bilemeyiz. Ne kayıt var ne başka bir şey. Çok ciddiye almamak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü her kafadan bir ses çıkıyor. Bu tür haberler sansasyondan başka bir şeye yaramaz.
MURAT BARDAKÇI: HABERTÜRK Gazetesi Yayın Danışmanı: ALLAH AKIL VERSİN
Şimdiye kadar gördüğüm belki 50’nci Atatürk çocuğu iddiası... Bu iddialar değişik sebeplerle ortaya atılıyor. Adam ya çatlak oluyor ve kendisine baba olarak sadece Atatürk’ü layık görüyor veya gerçekten de inanıyor. En kötüsü de böyle inananlar. Atatürk’ün özellikle son yılları bütün ayrıntılarıyla bilinir. Yakından tanıyanlar, daha önce de ortaya atılan bu iddiaya gülmüşlerdir. Allah akıl versin.
PROF. DR. METİN HULAGÜ (Tarihçi-Kayseri Üniversitesi Rektör Yardımcısı): İDDİADAN ÖTEYE GİTMEZ
İlk etapta akla, bu tür bir iddiayı ortaya atanın akli dengesi yerinde mi, amacı nedir gibi sorular geliyor. Çünkü böyle bir iddianın ciddiye alınabilmesi için DNA testi gerekir. Bu da yapılabilecek bir şey değil gibi gözüküyor. Bırakın Atatürk’ün gerçek çocuğu olduğu konusunu, Atatürk’ün manevi evlatlarının sayısı bile tam olarak bilinemiyor ...